30 gün boyunca hergün aynı saatte yattım.
22:22'de.
Dün gece 8 saat 49 dakika yatakta kalmışım ama bunun sadece 7 saat 56 dakikası gerçek uyku süresi.
Son 1 yıldır hedefim bunu 7 saatle 9 saat arasında tutmaya çalışmak.
Bunun kalitesini arttırmak için de son 1 aydır kendi üstümde bir deney yapıyorum.
Her gün aynı saatte yatıyorum.
Tam 22:22’de!
Neden biliyor musunuz?
Uyku kalitemi arttırmak için.
Çünkü uyku sandığımızdan çok çok daha önemli.
Buna rağmen pek azımız kaliteli olarak uyuyabiliyoruz.
Bu videoyu izleyenlerin yarısı 6 saat veya daha az uyudu.
Yapılan araştırmalar özellikle gençlerin giderek daha az ve daha kalitesiz uyuduğunu gösteriyor.
Sabah uyandığınızda böyle yorgun, dinlenememiş falan hissediyorsanız;
bir kahve içmeden kendinize gelemiyorsanız, aldığınız uykunun kalitesini siz de sorgulayın.
Çünkü sağlığınız için yapmanız gereken en önemli şeylerden biri, belki de birincisi iyi uyumak.
Az ve kötü uyku sizi daha unutkan yapar.
Daha zor öğrenirsiniz.
Öğrendiklerinizi daha çabuk unutursunuz.
Dikkatiniz dağılır, verimliliğiniz düşer.
İşte ben de 30 gün boyunca bunu daha kaliteli hale getirmek için
neler yapabileceğimi araştırdım ve öğrendiklerimi kendi üzerimde uyguladım.
Bunları bu videoda sizinle de paylaşacağım.
Hem de böyle somut, uygulanabilir, pratik adımlar şeklinde…
Ama önce uyku dediğimiz şeyi bir düşünmemizi istiyorum.
Neden uyuyoruz ki?
Belki de dünyadaki en büyük biyolojik gizem bu!
Bir yerler de şöyle bir benzetme okudum.
Bu kitapta.
Son yıllarda uyku konusunda yazılmış en iyi kitaplardan biri bu.
Bir nörobilimci tarafından, Mathew Walker tarafından kaleme alınmış.
Bunun içinde şöyle bir hikaye anlatıyor.
Şimdi diyelim ki hastanedesiniz.
Ve az önce çocuğunuz dünyaya geldi.
Doktor doğumhaneden çıktı, yanınıza geldi ve:
“Tebrikler!” dedi. “Çok sağlıklı bir bebek. Her şey yolunda.”
Fakat tam kapıdan çıkıp gidecekken böyle bir duraksadı ve:
“Yalnız şöyle bir durum var.
Bebeğiniz hayatı boyunca koma gibi ona benzeyen bir duruma girecek.
To start learning, sign up for free.