Aslı. Kalk! Ne oldu? Kalk, üstünü giy. Ne oluyor? Sessiz ol.
Niye sessiz oluyorum? Ne oluyor? Ne oldu? Hadi!
Bekle.
Ne olursa olsun arkana bakma, koş. Sen? Sadece koş! Sen?
Arkandayım.
Şimdi!
Kaçıyorlar.
[Silah sesi]
[Silah sesi]
Bugün çok güzel bir gün olacak.
(Telefon çalıyor)
[Günaydın.] Benden bu kadar mı korkuyorsun?
Asla kızma. Kesinlikle korkmasın.
Sevgili ailene başının nasıl belada olduğunu söyledin mi?
Hayır. [Tahmin etmiştim.] Bugün soracaklar.
"Kim bu adam? Ne istiyor?" "Sen ona ne yaptın ki... ...bize karşı bu şekilde öfkeleniyor?"
Bu sorulara cevap verebilecek misin? Evet, aslında verebilirim. [Şahin beni dolandırdı, sonra ait olduğu yere gitti.]
Başına ne geldiyse de benden bildi. O bir ruh hastasıdır, işte bu kadar basit.
O kadar basit değil, Namık.
Aklıma gelmişken Şahin. Kızını bulabildin mi?
Konumuz benim kızım değil. Güzel gelinin. Gelininle diyorum... Helalleştin mi?
Ferhat! Ferhat duyuyor musun beni? Ferhat!
Ferhat! Ferhat!
Hadi bir ses ver, lütfen. Ellerin buz gibi.
Yazık. Genç yaşta dul kaldın, ha Aslı?
[Silah sesi]
Geri çekilin! Yoksa kızı mı vurdunuz? Ben ne dedim size? Geri çekilin!
Tabii efendim. Usta gidiyoruz.
Ferhat! Ferhat duyuyor musun beni? Aslı ben! Duyuyor musun?
Ses ver! Ferhat!
Hayırlı gitsin.
Alo? [Buyurun, Yeter Hanım.] Merhaba, Cüneyt söyledi de...
...Aslı ile Ferhat senin oraya gelmişler. Doğru mu? Oradalar mı? Evet evet, buradalar.
Dün akşam beraberdik. Gençleri baş başa bıraktık. [Şimdi de kahvaltılık bir şeyler aldım, yanlarına gidiyorum.]
Ben, sağ ol... İkisini de aradım. Cevap vermeyince merak ettim. [Uyuyorlardır, meraklanmayın.]
Tamam, sağ olasın.
Tamam dayan, lütfen dayan! Lütfen dayan, ne olur dayan! Kaç git doktor!
Kabus bitti doktor. Hadi yaran o kadar kötü durumda değil. Ne olur yardım et bana, çevireyim seni lütfen.
Sana demiştim doktor, yara iyileştirmeyi biliyorsun da...
To start learning, sign up for free.