Tatil planları
Sene sonu gelmişti. Okul bitmiş, tatil başlamıştı. Deniz, çiftliğe gideceği günü iple çekmişti. Bir an once Ece'yi görmek istiyordu. Neredeyse bir yıldır görüşmüyorlardı. Ece de okumayı öğrenmiş miydi acaba?
Beklenen gün geldi. Babası senelik izne ayrılmıştı. Artık gidebilirlerdi. Babası:
— Deniz, bu hafta sonu çiftliğe gidiyoruz. Okulun ilk yılını başarıyla tamamladın. Bu tatili hak ettin doğrusu! dedi.
Deniz sevinç çığlıkları atıyordu. Babası sıkıca sarılıp öptü. Bu ona verilecek en güzel başarı ödülüydü. Bu kez annesine döndü:
— Anneciğim, bugün Seher teyzelere gidebilir miyiz? Biliyorsun, Rüştüler de orada oturuyor. Bu güzel haberi ona da veriyim. Hem parkta oynarız. Lütfen anne!
Nevin Hanım gülümsedi.
— Tamam. Seher Teyze'ni arayalım. Uygunsa neden olmasın? dedi.
Deniz çok mutluydu. "Acaba Rüştü tatili nasıl geçirecek?" diye düşündü. Hemen onu arayıp parka gelmesini söylemeliydi. Öğleden sonra buluşmak üzere sözleştiler.
Deniz, Rüştü'yü görür görmez:
— Rüştü biz hafta sonu çiftliğe gidiyoruz. Ece'yi göreceğim için çok heyecanlıyım. Orayı bir görsen bayılırsın. Hayvanlar, meyve bahçeleri, doğa... Herşey çok güzel. Hele bir dere var ki şırıl şırıl..., dedi.
Rüştü sessizce arkadaşını dinliyordu.
— Senin adına çok sevindim Deniz. Umarım güzel bir tatil geçirirsin, dedi.
— Peki ya sen tatilde ne yapacaksın? diye sordu Deniz.
Rüştü cevap vermedi. "Haydi gel, salıncaklarda biraz sallanalım" dedi. Deniz aynı soruyu üç kez sordu. Rüştü ise cevap vermiyordu. Deniz daha fazla dayanamadı:
— Rüştü kaçtır soruyorum. Tatilde ne yapacağını neden anlatmıyorsun? dedi.
Rüştü başını önüne eğip cevapladı:
— Ben, hep evde olacağım Deniz. Çünkü babam işini bırakamaz. Bıraksa bile, tatile gidecek yeterli paramız yok. Ben hayatımda hiç tatile gitmedim ki! dedi.
Deniz ne diyeceğini bilemedi. Üzüldüğünü ona belli etmek istemedi. Arkadaşına döndü. "Sana söz veriyorum. Bu kez tatile gideceksin" dedi gülümseyerek.
Akşam eve döndülkelrinde Deniz babasının başının etini yedi. "Baba, ne olur, Rüştü de bizimle gelsin. O hiç tatile çıkmamış. Küçük bir çocuğu sevindirmek istemez misin?" deyip durdu.
Babası kızının ısrarlarına daha fazla dayanamadı. Ertesi gün Rüştü'nün babasından izin isteyeceğine söz verdi. Dediğini de yaptı.
Rüştü'nün babasının izin vermesi kolay olmadı. "Teşekkür ederim. Ama oğlumun sizi rahatsız etmesini istemem." deyip duruyordu. Yine de Deniz ve babasının ısrarlarına dayanamadı. Sonunda "Peki, tamam öyleyse" deyiverdi.
Rüştü bu olanlara inanamıyordu. Sevinç çığlığı atmamak için kendini zor tuttu. Deniz ve babasına sevgiyle baktı. Onlara minnettardı.
Rüştü ilk kez tatile çıkacatkı. Bütün gece bunu düşünmekten sabaha kadar uyuyamadı.
Sabah olduğunda, Deniz erkenden kalkıp pencereden dışarı baktı. Güneş, bulutların arasından gülümseyerek doğuyordu. Hemen Rüştü’yü aradı:
— Günaydın Rüştü! Hazırlan bakalım, macera başlıyor!
Rüştü’nün sesi heyecanlı ama biraz uykuluydu:
— Günaydın… Ben zaten sabaha kadar uyumadım. Çantam hazır bile!
Deniz kahkahasını tutamadı. Kahvaltıdan sonra babası arabayı hazırladı, annesi termoslara çay doldurdu, sandviçler paketledi. Deniz, pencereden el sallayarak Rüştü’yü almaya gittiklerinde, Rüştü kapıda bekliyordu. Elinde küçük bir sırt çantası, yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Yola çıktılar. Şehir geride kalırken, yerini geniş tarlalar, zeytinlikler ve renk renk çiçeklerle dolu bahçeler aldı. Deniz, ara sıra babasının omzuna dokunup:
— Baba, bak! Şu gördüğün tepelerin arkasında çiftlik var, dedi.
Rüştü pencereden dışarı bakmaktan gözlerini alamıyordu. Bir ara fısıldadı:
— Deniz… Sanki televizyonda gördüğüm filmlerdeki gibi…
Bir süre sonra araba toprak bir yola girdi. Çiftlik kapısına vardıklarında, Ece kapıda onları bekliyordu. Elinde yeni aldığı bir kitap vardı, gözleri parlıyordu. Deniz hemen arabadan atladı, Ece’ye koştu.
— Ece! Seni o kadar özledim ki!
— Ben de, Deniz! Bak, okumayı öğrendim! Sana kitap okuyacağım.
Rüştü biraz utangaç adımlarla yanlarına yaklaştı. Deniz hemen tanıştırdı:
— Bu da Rüştü. İlk kez tatile geldi. Ona her şeyi göstereceğiz.
O gün üçü birlikte çiftliği gezdiler. Tavuklara yem verdiler, atları sevdiler, dere kenarında taş sektirdiler. Rüştü, dereye bakıp hafifçe gülümsedi:
— Şırıl şırıl sesi… gerçekten dediğin gibiymiş Deniz.
Akşamüstü, çiftliğin verandasında otururken güneş dağların arkasına çekildi. Havanın tatlı serinliğinde, Deniz kendi kendine düşündü: “İyi ki ısrar etmişim. Çünkü bazı tatiller sadece manzaralarla değil, yanında kimlerle olduğunla güzel olur.”
Ve henüz tatilin ilk günüydü…