BasicsTurkish words
by 21p0277
bazı
Some
aile
family
kardeş
sibling
abi
older brother
abla
older sister

kız kardeş
younger sister (lit. girl sibling)
erkek kardeş
younger brother (lit. male sibling)
oğul
son

kız
daughter
amca
paternal uncle
hala
paternal aunt

dayı
maternal uncle
teyze
maternal aunt
kuzen
cousin
yeğen
nephew / niece
su
water

var
there is

yok
there isn't
baş
head
saç
hair
kirli
dirty

yüz
face
kulak
ear
burun
nose
boyun
neck
acımak
to hurt
yumuşak
soft
İçin
for
pazar
Sunday
pazartesi
Monday
salı
Tuesday
çarşamba
Wednesday
perşembe
Thursday

cuma
Friday
cumartesi
Saturday

dudak
lips
sakal
beard
dil
tongue
diş
tooth
ağız
mouth
yanak
cheek
kol
arm
arka
back
ön
front
karın
stomach
sırt
back

bacak
leg

nefret
hate
çanta
bag
sırt çantası
backpack
yan
side
elma
apple
aslan
lion
yorgun
tired
renk
color

ayak
foot
yakmak
to burn
kan
blood
kanamak
to bleed
diz
knee
kesmek
to cut
bakmak
to look
mor
purple
pembe
pink

ara
space between
yazmak
to write
oturmak
to sit
alt
bottom
bayram
festival
uyumak
to sleep
demek
to say / to mean
üst
top
raf
shelf

böcek
insect

dış
outside
iç
inside
tişört
T-shirt
ucuz
cheap

ağır
heavy

kısa
short

orta
middle
kemer
belt
gün
day
bugün
today
her
every
her şey
everything
bir şey
something

sert
hard
saat
hour / watch
buçuk
half (in time)
çorap
sock
yatmak
to go to bed
yer
place / ground
fazla
much
daha fazla
more

az
little

daha az
less
siyah
black
kırmızı
red

beyaz
white
mavi
blue
yeşil
green

açık mavi
light blue
koyu yeşil
dark green
vermek
to give
eşek
donkey
dün
yesterday
yarın
tomorrow

izlemek
to watch
kurt
wolf

kaplan
tiger
yılan
snake
sormak
to ask
dinlemek
to listen
uyanmak
to wake up
ocak
January

şubat
February

mart
March

nisan
April
mayıs
May
haziran
June

temmuz
July
ağustos
August
eylül
September
ekim
October
kasım
November
aralık
December
kötü
bad
ilk
first
son
last
sonuç
result
sınav
exam
galiba
probably
ders
lesson

pek
very / much

yüz .
face
yüzmek
swim
yüzde
percent
yüzey
surface
yüzünden
because of
mutlu
happy
üzgün
sad
kızgın
mad
karar
decision
söz
promise

keşke
I wish

tarafından
by
oynamak
to play
birkaç
several
birçok
many
soğan
onion
pasta
cake
meşhur
famous
doğru
true
ülke
country
rahat
comfortable

sık
often
görmek
to see
bazen
sometimes

yakın
near
uzak
far
vize
midterm exam
final
final

hep
always
şikayet
complain
bıkmak
to be tired of
kazanmak
to win
bölüm
episode / section
lise
high school
kurs
course

sene
year

kaybetmek
to lose
girmek
enter
önce
before
sonra
after
ilginç
interesting
öğretmenlik
teaching
bal
honey
buz
ice
baharat
spice
ekşi
sour
acı
bitter
sağlık
health
muz
banana
armut
pear

bitirmek
to finish
çeşit
kind
limon
lemon
karpuz
watermelon
kiraz
cherry
şişman
fat

tatlı
dessert
doğum günü
birthday
fiyat
price

yavaşça
slowly
davet
invitation
düğün
wedding
kibar
polite
sebze
vegetable
denemek
try (يجرب)
salatalık
cucumber

iğrenmek
to be disgusted

iğrenç
disgusting
sarı
yellow
kahverengi
brown
hafta
week
yıl
year
saniye
second
dakika
minute
gülmek
to laugh
yol
road
ışık
light

düz
straight
karşıya geçmek
to cross
köy
village
karsı
opposite
gerek
need
canlı
alive
hatırlamak
to remember
kral
king
güney
south
çalışmak
try (يحاول)
yeni
new
ısrar etmek
to insist
koşmak
to run

içeri
inside

dışarı
outside
sevmek
to love
dinlenmek
to rest
dönmek
to return
hissetmek
to feel
varmak
to arrive
istemek
to want
yıkamak
to wash

fırçalmak
to brush
iptal etmek
to cancel
uzun
long
evli
married
kalın
thick
ince
thin
zayif
weak
zengin
rich
yoksul
poor
hızlı
fast

yavaş
slow
dar
narrow
pahalı
expensive
ıslak
wet

kuru
dry

tembel
lazy
gemi
boat
altını
gold

tüccar
merchant
ada
island
güneşli
sunny
birdenbire
suddenly
kar
snow

rüzgar
wind
yağmur
rain
yağmur yağmak
to rain

kar yağmak
to snow
sıcaklık
temperature
oturma odası
living room
yatak
bed
dolap
cupboard
nar
pomegranate
hurma
date

güçlü
strong
sarımsak
garlic
bıçak
knife
kaşık
spoon
tabak
plate
bardak
glass
fırın
oven
buzdolabı
refrigerator
kase
bowl
buzluk
freezer
çiçek
flower
dikkat
attention
maalesef
Unfortunately
yalnız
alone
yakında
soon
gerçek
real
gerçekten
really
nadiren
rarely
hemen hemen
almost
öldürmek
to kill
sık sık
often

kesinlikle
definitely

patlamak
to explode

tek
single
otobüs
bus

sabah
morning
anlamak
to understand
önemli
important
buluşmak
to meet
müşteri
customer
hazırlamak
to prepare
bir sürü
a lot
sohbet
chat
keyif almak
to enjoy
aynı
same

anlatmak
to narrate

giyinmek
to get dressed
yakalamak
to catch
sayende
thanks to you